ASKON: ‘’2019 YILI ENFLASYONLA MÜCADELE YILIMIZ OLACAKTIR’’

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON), Aylık Ekonomi Değerlendirme Toplantısı İzmir’de gerçekleştirildi. Raporda küresel ve yerel düzeyde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde ve öngörülerde bulunuldu. Raporu sunan ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, ASKON olarak 2019 yılını enflasyonla mücadele yılı ilan ettiklerini söyleyerek, ‘2019’da enflasyonla daha etkin bir şekilde mücadele sadece hükümetin değil sivil toplum kuruluşlarının ve iş dünyasının da birlikte gayreti ile gerçekleşecektir ‘ dedi.

-Ülke Ekonomileri Büyüme Perspektiflerini Yeniden Revize Etme Durumunda Kalmıştır

2018 yılı küresel görünüm anlamında dünya ekonomisinin daralma dönemi olmuştur. Bir yandan ticaret savaşları, bir yandan jeopolitik gerginlikler tedirginliği ve ülkelerin içe kapanmasını beraberinde getirmiştir. Bu gerginlikler ülke ekonomilerinin büyüme perspektiflerini yeniden revize etmelerine yol açmıştır. Bu bağlamda Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşlar, Dünya ekonomisiyle ilgili beklentilerini sürekli yenilemek zorunda kalmışlardır.

Dünya Bankası ‘Küresel Ekonomik Görünüm’ raporunda 2018 yılı için bu beklentileri % 2,9 çekmiştir. Anlaşıldığı kadarıyla 2019 yılında Küresel çaplı küçülme devam edecektir. 2019 da uluslararası ticaret aktivitesinin yavaşlaması ön görülmektedir. Özellikle bazı büyük gelişen ekonomilerin dikkate değer piyasa baskısı ile karşı karşıya kalacağı ve gelişmiş ekonomilerin 2018 de ancak %2,2, 2019’da ise % 2 seviyesinde büyüme kaydedeceği aşikardır.

Aynı durum EURO Bölgesi için de geçerlidir.  EORU Bölgesinin önümüzdeki dönemde küçülecek olması Türkiye dış ticaret yapısının çeşitlendirilmesinin ne denli önemli olduğunu da ortaya koymaktadır. Türkiye Avrupa’ya ihracatını arttırmaya devam etmeli ancak Afrika, Asya, Uzak Doğu ve Latin Amerika bölgelerinde hızlı bir şekilde ticaretini geliştirmeyi başarmalıdır.

Dünya’nın öncü ekonomilerinden ABD’nin 2019 ve 2020 beklentileri de aşağı yönlüdür. Aynı şekilde, Çin ekonomisinin de 2019’da az da olsa düşük düzeyli büyüyeceği anlaşılmaktadır. Son dönemde özellikle imalat sanayi için açıklanan veriler Çin ekonomisindeki yavaşlamayı göstermektedir.  Aralık 2018’da Çin ihracatı bir önceki yıla göre aylık %4.4 gerilerken, ithalatı da % 7,6 gerilemiştir.

Öte yandan Avrupa komisyonunun açıklamasına göre ise, EURO bölgesinin büyüme tahmini 1,9 dan 1,3’e çekilmiştir. Daralma EURO bölgesinde daha da göze çarpmaktadır. Türkiye’de de 2019 için büyüme tahmini 2,3’e çekilmiştir.

2018’de Dünyanın en büyük ekonomileri arasında (GDP nominal) Türkiye 17. sıradadır.  GSYİH satın alma gücü paritesine göre ise 2018 yılında dünyanın 13. büyük ekonomisi olmuştur. Avrupa’nın ise 5. büyük ekonomisi olmuştur. 2018 içerisinde kişi başına gelirin ise 10.600 dolar civarında çıkması beklenmektedir.

2018 yılı içerisindeki büyük sıkıntılara rağmen Türkiye’ye 12 milyar dolara yakın doğrudan yabancı sermaye girişi olmuştur. Bu rakam şunu ifade etmektedir; Türkiye tekrardan yabancı sermaye için cazibe merkezi haline gelmiştir.

 

-2019 Yılını Enflasyonla Mücadele Yılı İlan Ettik

Biz 2019 yılını enflasyonla mücadele yılı ilan ettik. 2019’da enflasyonla daha etkin bir şekilde mücadele sadece hükümetin değil sivil toplum kuruluşlarının ve iş dünyasının da birlikte gayreti ile gerçekleşecektir. Ocak ayında gıda fiyatlarındaki spekülatif artışlar bu durumun ne denli önemli olduğunu, bu mücadelenin topyekun olmasının gerekliliğini açık olarak ortaya koymuştur.

Tüm üyelerimizle topyekûn bir şekilde enflasyonla mücadeleye devam edeceğiz. Yeni ekonomi programında da ön görüldüğü gibi 2019’da enflasyonun % 15 seviyelerine kadar gerileyeceğine olan inancımız tamdır. Türkiye ve biz iş insanları, daha önce de olduğu gibi bunu yapacak irade ve güce sahibiz.

-Yapısal Reformların Hızlandırılması Gerekmektedir

2018 yılında Türkiye’nin dış borçlanma maliyetinin gerek dolar gerekse de Euro cinsinden arttığı görülmektedir. Şüphesiz kredi derecelendirme kuruluşlarının da bu durumu etkilediği anlaşılmaktadır. 2018’de dolar cinsinden borçlanmanın Türkiye’ye maliyeti %6,3, Euro cinsinden borçlanmanın maliyeti ise %5,3 olmuştur. Faizlerdeki düşüş ve reel sektörün önünün açılması ile birlikte eğer yapısal reform da hızlandırılırsa, 2019’da bu borçlanma maliyetlerini azaltmak mümkün olacaktır.

-TCMB’nin Rezerv Artışları Devam Edecektir

TCMB’nin toplam rezervleri, 1 Şubat itibariyle bir önceki haftaya göre 4 milyar 293 milyon dolar artarak 97 milyar 626 milyon dolara yükselmiştir. Bu artışın büyük kısmını brüt döviz rezervleri oluşturmuştur. Buna göre TCMB brüt döviz rezervleri 3 milyar 588 milyon dolar artarak 73 milyar 471 milyon dolardan 77 milyar 59 milyon dolara yükselmiştir. Söz konusu dönemde altın rezervleri ise 705 milyon dolar artışla 19 milyar 862 milyon dolardan 20 milyar 567 milyon dolara yükselmiştir. Böylece TCMB’nin toplam rezervleri son 25 ayın en yüksek haftalık artışını yaşamıştır. Bu durumun önümüzdeki dönemlerde de istikrarlı bir şekilde davam edeceğini beklemekteyiz.

Öte yandan Türkiye’de Cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru kırılmış ve 168 milyar 23 milyon dolara ulaşılmıştır. İthalat ise 223 milyar 39 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise %75,33 olmuştur. 2018 yılında ihracatın %93,9’unu imalat sanayinde gerçekleştirilmiştir.

-İzmir En fazla İhracat Yapan İller Arasında Yeralmıştır

İzmir 2002 yılında 2 milyar 777 milyon dolar ihracata sahipken bu rakam 2018 yılında 10 milyar 237 milyon dolara yükselmiştir. 2019’un ilk ayında ise İzmir’in ihracatı 782 milyon 780 bin dolar olarak gerçekleşmiş ve İzmir en fazla ihracat yapan iller arasında dördüncü sırada yer almıştır.

İzmir’in 2018 yılı ihracat ve ithalat rakamlarına bakıldığında yaklaşık 1 milyar 120 milyon dolar dış ticaret fazlası vermesi çok büyük bir değeri ifade etmektedir.

İzmir’in ihracatında imalat sanayi ürünleri yaklaşık 9 milyar 34 milyon dolar ile %88’lik bir orana sahip olduğu görülmektedir. İmalat sanayi ürünlerini 839 milyon 395 bin dolar ile tarım ve ormancılık ürünleri ve 156 milyon 965 bin dolar ile madencilik ve taş ocakçılığı izlemektedir.

İzmir’in ihracatındaki ilk iki sıra ithalatında da değişmemektedir. İzmir’in ithalatında imalat sanayi yaklaşık 7 milyar 426 milyon 185 bin dolar ile %81’lik paya sahiptir. İmalat sanayini 794 milyon 148 bin dolar ile tarım ve ormancılık ve 701 milyon 211 bin dolar ile toptan ve perakende ticaret takip etmektedir.

2018 yılında İzmir ihracatında ilk 3 ürün grubu sırasıyla şöyle gerçekleşmiştir; Birinci sırada % 12,7 ile Gıda Ürünleri ve içecek, 1.3 milyar dolarlık ihracat. İkinci sırada % 11,7 ile Giyim Eşyası, 1,2 milyar dolarlık ihracat. Üçüncü sırada % 9,6 ile Başka yerlerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat, 983 milyon dolarlık ihracat İzmir ilimizde gerçekleştirilmiştir.

-Hedef Dünyanın İlk On Ekonomisi

İzmir İthalatında ise ilk sırayı 1, 7 milyar dolar ve yüzde 19,4 ile Kimyasal Maddeler, İkinci sırayı 987 milyon dolar ve yüzde 10,8 ile kok kömürü, rafine petrol ürünleri ve nükleer yakıtlar, üçüncü sırayı 827 milyon dolar ve yüzde 9,1 ile başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat oluşturmuştur. Biz iş insanlarının şüphesiz hedefi, günümüzün küresel piyasalarında rekabet edebilen, katma değeri yüksek, teknolojisi yüksek, dijitalleşmesi yüksek ürünlere odaklanan girişimcileri ile Dünya’nın ilk on ekonomisi içerisinde yer almaktır. Hamdolsun bugün bu yolda ilerliyoruz.

 

1,