IHKIB BAŞKANI HİKMET TANRIVERDİ ASKON’UN TECRÜBE AKTARIM TOPLANTISININ KONUĞU OLDU
Başbakan’ın zihnindeki imajı kırmak için 2023 hedefi koydular: 100 milyar dolar
Tekstil ve hazır giyim sektörüyle ilgili Başbakan Tayyip Erdoğan’ın zihnindeki olumsuz imajı kırabilmek için mücadele ettiklerini belirten IHKIB Başkanı Hikmet TANRIVERDİ, “ 2023 projeksiyonunda Hazır giyim, konfeksiyon ve tekstil olarak 100 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduk. Bu hedefimiz belki Başbakan’ın kafasındaki imajı ortadan kaldırır” dedi.
Umutlarını kıran en önemli faktörün döviz kurlarındaki dalgalanma olduğunu kaydeden TANRIVERDİ, “Bu ülkeyi sıcak paraya mahkum eden zihniyeti sorgulamak lazım. Bu politika tüm sektörleri olduğu gibi bizim sektörümüzü de sıkıntıya sokmuştur. Maliyetlerimiz, amortismanlarımız, ulaşım ve personel giderlerimiz sürekli artarken kurun 1.25 seviyesinde çakılı kalması, belimizi bükmüştür. Kurun şu anda en az 1.70 olması gerekiyor” diye konuştu.
ASKON’un tecrübe aktarım toplantılarının bu haftaki konuğu İHKİB Başkanı Hikmet TANRIVERDİ oldu. ASKON Genel Başkanı Mustafa KOCA, ASKON Genel Sekreteri Mehmet Akif BAYRAMOĞLU ve ASKON Tekstil Sektörü üyelerinin hazır bulunduğu toplantının açılışını ASKON Tekstil Hazır Giyim Deri Ayakkabı Sektör Başkanı Adnan DANIŞMAN yaptı. Danışman, düzenledikleri sektörel toplantılarla ülke ekonomisinin temel taşlarını öğrenme imkanı bulduklarını belirterek, TANRIVERDİ’ye toplantılarına katıldığı için teşekkür etti.
Hikmet TANRIVERDİ, hazır giyim, konfeksiyon ve tekstil sektöründeki problemleri, sıkıntıları ve sektörün gelecek panoramasını ASKON üyeleriyle paylaştı. Tekstil’in ve hazır giyimin ihracatın lokomotifi olduğunu belirten TANRIVERDİ, “Sektör 1980 yılından 2009 yılına kadar yüzde 12 oranında büyümüştür. 2008’den sonraki trend baş aşağı gitmiştir, ama, şu anda toparlanma süreci devam etmektedir. Hazır giyim konfeksiyon ve tekstil en fazla katma değeri üreten sektörlerdir. Sadece 2008 yılın8da 13 milyari dolarlık bir girdi sağlamıştır. Otomotiv ile kıyaslandığında, çok farklı bir tablo ortaya çıkar. Otomotiv’in yan sektörleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir” dedi.
Tekstil ve hazır giyimde Türkiye’nin çok büyük avantajları olduğunu kaydeden TANRIVERDİ, üretim esnekliği, yan sanayi ve hammadde bulma kolaylığı, üretilenin paket teslim yapılma avantajının ihracatımız açısından çok önemli doneler olduğunu bildirdi.
Hazır Giyim, Tekstil ve konfeksiyonun GSMH içinde yüzde 16.3, toplam istihdam payı olarak yüzde 11.4, toplam ihracatta yüzde 18.5’luk paya sahip olduğunu ifade eden TANRIVERDİ şöyle devam etti: “Sektör 2009 yılında 18.8 milhyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. Konfeksiyon’un bu ihracat içindeki payı 1.9 milyar dolar ve 400 bin ton’dur. Türkiye dünya konfeksiyon ihracatı sıralamasında dördüncü sıradadır. Türkiye tekstil ihracatı sıralamasında dünyanın en büyük 7. tekstil tedarikçisi pozisyonundadır. Moda marka odaklı üretimde ise uluslar arası boyutta faaliyet gösteren firmalarımız gün geçtikçe artmaktadır”
TANRIVERDİ, krizle birlikte pazarların daraldığını, euro bölgesinde Kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4, AB ülkelerinde ise yüzde 2.1’lik bir ihracat düşüşü yaşandığını belirterek, “Krizin yol açtığı pazarlardaki daralma ve diğer sorunlar sonucunda hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında yüzde 30’ların üzerinde daralma meydana gelmiştir. Bu arada sektörde 200 bin kişi işinden olmuştur. 8 bin 675 işletme kepenk kapatmıştır. Bütün bunlara rağmen Ortadoğu’ya ihracatımız ise yüzde 18 artmıştır” diye konuştu.
Türkiye’nin 2023 projeksiyonunda toplam 500 milyar dolarlık bir ihracat kapasitesine ulaşacağının hesaplandığını belirten TANRIVERDİ, şunları söyledi: “Ortaya konulan raporlar ve hedefler, hükümetin ve bürokratların sektörümüze karşı olumsuz bir imajla bakmasına yol açmıştır. Sektörümüze atfedilen düşük ihracat rakamlarını göz önüne alarak biz de sektör aktörleriyle bir toplantı yaptık. Arkadaşlarımızın endişelerini giderdik. 2023 hedefi olarak sektörümüzün tamamına 100 milyar dolarlık bir total hedef koyduk. Bu hedefin 60 milyar doları hazır giyim ihracatı, 25 milyar doları tekstil ve geri kalanı halı ve deri. Bence Türkiye organizasyon becerisiyle, sektördeki bilgi, birikim ve tecrübesiyle ülkemizde üretim yapılmasa bile başka yerlerde ürettiklerini de ihracat yaparak sektörümüzün ortaya koyduğu bu hedefe rahatça ulaşabilecektir”
TANRIVERDİ, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörüyle ilgili Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kafasındaki olumsuz imajı kırabilmek için mücadele ettiklerini belirterek, “Ticaret işini bilen firmalar için çok kolaydır. Bizler ihracat rakamlarında hükümetin ve bürokratların zihinlerindeki olumsuz algıyı ortadan kaldırabilmek için önümüzdeki dönemde daha çok çalışacağız” açıklamasını yaptı.
Önümüzdeki süreçte, sektörün yeni bir çerçeveye bürüneceğini, hızlı üretim yapan, hızlı lojistik ve hızlı teslimatla bunu müşterilerine ulaştıran firmaların büyüyeceğini ve Avrupa Pazarlarında daha çok yer alacağını ifade eden TANRIVERDİ, “Ortadoğu ülkeleriyle kurulan sıcak ilişkilerin de gelecek dönemde sektörümüzün ihracatına yansıyacağını düşünüyorum. AB markalarının gitmediği yerleri seçip, çok daha kaliteli üretimler gerçekleştirip, Ortadoğu pazarını değerlendirmeliyiz” dedi.
Umutlarını kıran en önemli faktörün döviz kurlarındaki dalgalanma olduğunu kaydeden TANRIVERDİ, “Bu ülkeyi sıcak paraya mahkum eden zihniyeti sorgulamak lazım. Bu politika tüm sektörleri olduğu gibi bizim sektörümüzü de sıkıntıya sokmuştur. Maliyetlerimiz sürekli artarken, amortismanlarımız sürekli artarken, ulaşım ve personel giderlerimiz sürekli artarken kurun 1.25 seviyesine çakılı kalması, belimizi bükmüştür. Kurun şu anda en az 1.70 olması gerekiyor. Sadece 2005 yılında 1.65 seviyelerini gördük, ama ondan sonra sürekli düşen döviz ihracatçılarımızın belini büktü” diye konuştu. 25.01.2010 14:38:28